Ticaret Bakanlığı’nın son düzenlemeleri ve duyuruları, dış ticaretin teknik ama kritik alanlarından biri olan menşe kuralları ve kümülasyon sisteminde köklü bir kırılmaya işaret ediyor. Özellikle Pan-Avrupa-Akdeniz (PEM) sisteminde yapılan revizyon, yalnızca mevzuat değişikliği değil; doğrudan tedarik zincirlerini, maliyetleri ve rekabet gücünü etkileyen yapısal bir dönüşüm anlamına geliyor.
Bakanlığın da açıkça ifade ettiği üzere, 31 Aralık 2025 itibarıyla eski ve revize PEM kurallarının birlikte uygulanması sona erdi. Türkiye’nin geçiş sürecinin uzatılması yönündeki çabaları ise sonuçsuz kaldı. Bu durum, öngörülebilir risklerin artık somut maliyetlere dönüşeceğini gösteriyor.
Bugüne kadar Türkiye’nin içinde yer aldığı geniş kümülasyon ağı, ihracatçı için ciddi bir avantaj sağlıyordu.
Basit anlatımla:
✔ İkili kümülasyon: İki ülke arasında yapılan üretim dikkate alınır
✔ Çapraz kümülasyon: Birden fazla ülkenin üretim katkısı birlikte değerlendirilir
Türkiye;
✔ AB
✔ EFTA
✔ Akdeniz ülkeleri
✔ Batı Balkanlar
✔ Komşu ülkeler
olmak üzere yaklaşık 50 ülkeyi kapsayan geniş bir kümülasyon sisteminin merkezinde yer alıyordu.
Bu ne sağlıyordu?
✔ Daha geniş tedarik imkânı
✔ İlave gümrük vergisi muafiyeti
✔ Daha rekabetçi ihracat fiyatları
Revize PEM ile birlikte artık tek bir sistem yok. İki ayrı yapı oluştu:
✔ Türkiye
✔ AB
✔ EFTA
✔ Faroe Adaları
✔ Mısır, Fas, Tunus, İsrail, Ürdün vb.
Sonuç?
👉 Türkiye artık sadece sınırlı bir ülke grubuyla çapraz kümülasyon yapabilecek
👉 Geniş ticaret ağı fiilen daralmış olacak
Bu durum özellikle şu alanlarda etkili:
✔ Tedarik zinciri planlaması
✔ Ürün menşe kurgusu
✔ Fiyatlandırma stratejisi
✔ Gümrük risk yönetimi
Bugün yaklaşık 5.000 üründe ilave gümrük vergisi uygulanıyor.
Önceden:
➡ Kümülasyon sayesinde bu vergiden muafiyet mümkündü
Yeni sistemde:
➡ Aynı eşya için artık hem gümrük vergisi hem ilave gümrük vergisi gündeme gelecek
Bu, özellikle ithalata dayalı üretim yapan firmalar için doğrudan maliyet artışı demektir.
Revize sistemin dikkat çekmeyen ama önemli bir yönü de şu:
✔ Geri ödeme yasağı büyük ölçüde kaldırıldı
✔ Sadece tekstil (50-63 fasıllar) için devam ediyor
Bu ne demek?
👉 Telafi edici vergi yükü birçok sektörde ortadan kalkıyor
👉 Doğru yapılandırılan üretimde vergi avantajı oluşabilir
Hatta geriye dönük olarak:
➡ Hatalı tahsil edilen telafi edici vergiler için geri alma hakkı doğmuş durumda
Ticaret Bakanlığı’nın 25 Aralık 2025 duyurusu ile:
✔ Fas, Mısır, Filistin, Tunus üzerinden gelen girdiler
✔ AB’ye ihracatta belirli şartlarla kullanılabilecek
Ayrıca:
✔ Bosna-Hersek
✔ Kosova
✔ Karadağ
✔ Kuzey Makedonya
✔ Gürcistan
✔ Filistin
kümülasyon sistemine son anda dahil edildi.
Bu, sistemin tamamen kopmadığını ancak parçalı hale geldiğini gösteriyor.
Bu yeni yapı iki yönlü okunmalı:
✔ Kümülasyon daralıyor
✔ Vergi yükü artıyor
✔ Tedarik zinciri kırılıyor
✔ Geri ödeme yasağı gevşiyor
✔ Yeni maliyet optimizasyonları mümkün
✔ Doğru menşe kurgusu rekabet avantajı yaratır
Bu değişiklik açık bir mesaj veriyor:Gümrük artık sadece işlem takibi değil, stratejik yönetim alanıdır.
Bu süreçte doğru danışmanlık almayan firmalar için görünmeyen maliyetler kaçınılmaz olacaktır.
İLHAN ÖZOĞUL
Gümrük Müşaviri