Kur Farkında KDV

Kur Farkında KDV


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun - 7161 (18.01.2019 t. 30659 s. R.G.) yayınlanan 3065 sayılı Kanunun 24 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine “fiyat farkı,” ibaresinden sonra gelmek üzere “kur farkı,” ibaresi eklenmiştir.

KDV Uygulama Genel Tebliği, dahili teslimlerde, bedelin döviz cinsinden veya dövize endekslenerek ifade edildiği işlemlerde, bedelin kısmen veya tamamen vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihten sonra ödenmesi halinde lehine kur farkı oluşan kişinin fatura kesilmesi ve KDV hesaplaması talep ediliyordu. Çünkü Maliye kur farklarını vade farkı olarak değerlendiriyordu. Ancak bu uygulama, yargı organları nezdinde kabul edilmeyince, Kanun’un 24/c maddesine kur farkı ifadesi eklendi.

Görüldüğü gibi kur farkı ifadesi, yapılan tarhiyatların yargı organları nezdinde kabul görmesi için Kanun’un 24/c maddesine eklenmiştir. Dolayısıyla yapılan değişikliğin ithalatla bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 24. maddesi dahili teslimlerdeki matrahı belirlerken, ithalatta KDV matrahını Kanun’un 21. maddesi tayin ve tespit etmektedir.

İthalatta Kur Farkının KDV Matrahı Karşısındaki Durumu


3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 21/c maddesi günümüz itibariyle aşağıdaki şekildedir.

- “Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler”

Bu hükümde yer alan “beyannamenin tescil tarihine kadar” ifadesi 22.07.1998 tarihinden önce “fiili ithalata kadar” şeklindeymiş. Mezkûr değişiklikten önce beyannamenin tescil tarihi ile beyannamenin kapandığı tarih arasında geçen sürede oluşan kur farkları için muayene memurlarınca beyannameye alonj eklenir ve kur farkına isabet eden matraha KDV hesaplanırmış. Ancak 22.07.1998 tarihinde “fiili ithalata kadar” ifadesi “beyannamenin tescil tarihine kadar” ifadesine dönüştürülmüş ve kur farkı ifadesi Kanundaki yerini korumuştur. 

Peki Kanun’un 21/c maddesinde geçen kur farkı ifadesinin uygulamada bir karşılığı var mıdır?

Sorunun cevabını vermek için konuyu tescil öncesi ve tescil sonrası oluşan kur farkları ve tescil öncesi oluşanları da pozitif ve negatif kur farkları şeklinde ikiye ayırarak incelemek gerekir. 

1) Tescil Öncesi Oluşan Kur Farkları
a) Pozitif kur farkları


Paranın transfer edildiği tarihten sonra beyannamenin tescil tarihine kadar geçen sürede kurlarda meydana gelen artış nedeniyle ortaya çıkan kur farklarıdır. Günümüz itibariyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 30. maddesi hükmünce beyannamenin tescil tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kurları üzerinden hesaplama yapılmakta ve ödemenin yapıldığı tarihten beyannamenin tescil tarihine kadar ortaya çıkan kur artışından kaynaklı farklar doğrudan KDV matrahına girmektedir. 

b) Negatif kur farkları
Paranın transfer edildiği tarihten sonra beyannamenin tescil tarihine kadar geçen sürede kurlarda meydana gelen azalış nedeniyle ortaya çıkan kur farklarıdır ve 656 Kambiyo Zararları hesabında muhasebeleştirilmektedir. Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 11.06.2008 tarihli 14642 sayılı yazısında negatif yönde ortaya çıkan bu kur farkı giderlerinin ithalatta KDV matrahına dahil edilmemesi gerektiği ifade edilmiştir. 

Dolayısıyla, tescil öncesi ortaya çıkanlar için kur farkı ifadesinin uygulamada bir hükmünün bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. 

2) Tescil Sonrası Kur Farkları
Vadeli ödemelerde beyannamenin tescil tarihi ile ödeme tarihi arasında ortaya çıkan negatif veya pozitif kur farkı giderlerinin KDV matrahına dahil edilmesi söz konusu değildir. Zira Kanun’un 21/c maddesi “beyannamenin tescil tarihine kadar” ifadesiyle konuya sınırlama getirmiştir. 

 

kaynak: Gümrüktvhaber
 

 

Copyright © Uğurlu Gümrükleme 2018.

  by: Design ilhanc