Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü, 09.01.2026 tarihli ve 117641216 sayılı yazısıyla, gözetim kıymeti nedeniyle uygulanan cezalar bakımından önemli bir açıklık getirdi. Yazıda, 2019/1 sayılı Genelgenin iptal edildiği hatırlatılarak, gözetim belgesi ibraz edilmemesi halinde 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 235 inci maddesi uyarınca ceza uygulanamayacağı net şekilde ortaya konuldu.
Kararın dayanağını, Danıştay 7. Dairesinin 26.11.2024 tarihli ve E:2024/2206, K:2024/4870 sayılı kararı oluşturuyor. Danıştay, gözetim uygulamasının ithalatın izlenmesi ve gerektiğinde ticaret politikası önlemlerinin alınması amacı taşıdığını; bu nedenle, sırf gözetim belgesinin ibraz edilmemesinin, Kanun’un 235 inci maddesi kapsamında cezaya konu edilemeyeceğini hüküm altına aldı.
Bakanlık yazısına göre, Gümrük Yönetmeliği’nin 180 inci maddesi kapsamında yapılan kontrollerde, beyan edilen kıymetin ilgili gözetim tebliğinde yer alan değerin altında kalması halinde yükümlüden gözetim belgesi istenebilecek. Ancak bu belge ibraz edilmezse, cezai işlem uygulanamayacak.
Aynı şekilde, sonradan yapılan kontrollerde eşyanın gözetim veya kayıt belgesine tabi olduğu ve bu şartın karşılanmadığı tespit edilse bile, artık Gümrük Kanunu’nun 235 inci maddesine göre ceza kararı düzenlenemeyecek.
Yazının en dikkat çekici bölümlerinden biri de geçmiş işlemlere ilişkin değerlendirme oldu. Bakanlık, kesinleşmiş ceza kararları bakımından tahsil işlemlerinin ilgili mevzuata göre devam edeceğini belirtti. Yani yeni yorum, henüz kesinleşmemiş veya tereddütlü işlemlerde yön verici olacak; ancak kesinleşmiş alacaklar bakımından otomatik bir iptal sonucu doğurmayacak.
Bu yazı ile birlikte, özellikle gözetim kıymeti nedeniyle ceza düzenlenip düzenlenemeyeceği konusunda yaşanan tereddütler büyük ölçüde sona ermiş oldu. Uygulama artık daha net:
Gözetim belgesi, kıymet kriteri nedeniyle aranabilecek; fakat ibraz edilmemesi tek başına ceza sebebi sayılmayacak.
Bu gelişme, ithalat işlemlerinde gözetim uygulamasının belge kontrolü boyutunu korurken, ceza boyutunu ise ciddi ölçüde sınırlayan önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.