Çin Halk Cumhuriyeti Gümrük Genel İdaresi (GACC), ithal ve ihraç eşyasının menşe kurallarını yeniden şekillendiren kapsamlı bir taslağı kamuoyunun görüşüne sundu. “Çin Halk Cumhuriyeti İthal ve İhraç Eşyasının Menşei Yönetmeliği (Taslak)” başlıklı düzenleme, küresel ticaret savaşlarının ve tedarik zinciri dönüşümlerinin hız kazandığı bir dönemde, menşe kurallarını daha sıkı ve denetlenebilir hale getirmeyi amaçlıyor.
Taslakta özellikle Madde 3, 5, 10 ve 13 üzerinden yapılan değişiklikler dikkat çekiyor. Söz konusu düzenlemeler, son yıllarda artan “menşe sapması” yoluyla vergi avantajı elde etme girişimlerini engellemeye yönelik güçlü bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yeni düzenlemeye göre, menşe belirlemede temel kriterler yeniden tanımlanıyor. Madde 3 kapsamında, bir ürünün tek bir ülkede tamamen üretilmesi halinde menşei o ülke olarak kabul edilirken, birden fazla ülkenin dahil olduğu üretim süreçlerinde ise “son esaslı dönüşümün” gerçekleştiği ülke belirleyici olacak. Ayrıca, menşein net şekilde belirlenemediği durumlarda Çin Gümrüğü’nün ek kriterler belirleme yetkisi açıkça tanımlanıyor.
Taslağın bir diğer önemli başlığı olan Madde 5, menşe kazandırmayan işlemleri net şekilde sınırlandırıyor. Buna göre; yalnızca depolama, yükleme, boşaltma, paketleme veya etiketleme gibi işlemler menşe değişikliği için yeterli sayılmayacak. Bu düzenleme ile, basit işlemler yoluyla menşe değiştirme girişimlerinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Düzenlemenin en kritik bölümlerinden biri ise Madde 10 olarak öne çıkıyor. “Önlemleri etkisiz kılma” ile mücadele kapsamında Çin Gümrüğü’ne geniş yetkiler tanınıyor. Anti-damping, telafi edici vergiler ve diğer ticaret politikası önlemlerini aşmak amacıyla yapılan üretim veya montaj faaliyetleri geçersiz sayılabilecek. Bu çerçevede, üçüncü ülkeler üzerinden yapılan sevkiyatlarla vergi avantajı sağlama girişimlerinin doğrudan engellenmesi hedefleniyor.
Öte yandan Madde 13 ile gümrük idaresine re’sen inceleme yetkisi veriliyor. Buna göre Çin Gümrüğü, herhangi bir başvuru olmaksızın menşe doğrulaması yapabilecek. Bu uygulamanın, 1 Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe giren “İşletme Kredi Yönetimi Kuralları” ile entegre şekilde çalışarak riskli firmalara yönelik denetimleri artıracağı ifade ediliyor.
Uzmanlar, söz konusu taslağın yalnızca Çin iç düzenlemesi olmadığını, aynı zamanda küresel ticaretin yönünü etkileyecek stratejik bir hamle olduğunu belirtiyor. Özellikle ABD ve Avrupa Birliği ile yaşanan ticaret gerilimleri çerçevesinde, Çin’in menşe kurallarını sıkılaştırarak ticaret politikası önlemlerini daha etkin uygulamayı hedeflediği değerlendiriliyor.
Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde, uluslararası ticaret yapan firmaların menşe beyan süreçlerini daha dikkatli yönetmeleri gerekecek. Aksi halde, yanlış veya yanıltıcı menşe beyanları ciddi vergisel sonuçlar ve yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.
Bu içerik www.gumrukmusavir.com tarafından hazırlanmıştır.